Çocuk Yapalım Mı?


Hamd, âlemleri terbiye eden Allah’a mahsustur. Ona hamd eder, ondan ister, ona sığınırız. Salât ve selâm, nebisi Muhammed (a.s.m.)’a olsun. Rahmet ve mağfiret de ashabına, ehline ve yolunu sürdüren bütün müminlere olsun. Onlar öncü oldular, hep önde oldular.

Kardeşlerim, uzun zamandır içimde kavgasını verdiğim bir meseleyi sizinle paylaşmak istiyorum. Başlıktan da anladığınız gibi mesele “çocuk yapalım mı yapmayalım mı?” sorusu… Bugün genç çiftlerin bu soruyu, adeta eve sipariş verirmiş gibi konuştuğunu görüyoruz. Sanki bir eşya alır gibi, bir tatil planlar gibi… Oysa çocuk böyle bir şey değildir.

Bugün gençler, neslin devamını erteliyor. Evlilik ve çocuk sahibi olmak, bir lüks gibi öteleniyor. Oysa toplumun temeli, nesille ayakta kalır. Çocuk bir milletin geleceğidir. Nesli ertelemek, sadece kendi hayatını değil, ümmetin yarınını da ipotek altına almaktır.

Unutmayalım; çocuk sahibi olmak bizim elimizde değil. Bu, Allah’ın lütfudur. Sen yıllarca bekleyip “hadi şimdi çocuk yapalım” desen de, Allah dilemedikçe olmaz. Bu yüzden insan, o nimeti istemek ve o sorumluluğu yüklenmek zorundadır. Nesil ihmal edilirse, toplumun damarları kurur, kökler çürür, gelecek boşluğa düşer. Başkalarının çocuklarını görünce “ayyy ne tatlı” diye sevinmek, oyuncak ayıya sarılmaya benzer.

Bugün bazı gençler, refahı öne sürüyor. “Rahat yaşayalım, gezeceğiz, konforumuz bozulmasın” diyor. Bu, aslında bize dayatılan yahudi zihniyetidir. Kur’an’da bahsedildiği gibi, “ekini ve nesli bozanlar” (Bakara, 205) toplumu çürütmek isterler. Çocuk yapmayı gözümüzde büyütmek, onların aklının tuzağıdır.

Gençler, “benim hayatım, benim seçimim” diyerek sorumluluktan kaçamaz. Çünkü evlilik ve çocuk sahibi olmak sadece bireysel bir tercih değil; ahlaki, kültürel ve toplumsal bir görevdir. Nesli erteleyen, aslında geleceği gasp eder. Köklerini kurutan bir yangın gibi, toplumun damarlarını yok eder.

Erken evlilik ve bilinçli çocuk sahibi olmak, sadece şahsi bir karar değil; neslin güvencesidir. Bugün alınacak sorumlu bir karar, yarının direncini belirler. Gelecek, keyif uğruna değil; sorumluluk uğruna inşa edilir. İnşa edilen nesil imha olunmaz. İmha edilmiş olan nesil içi boş bir nesildir.

Eziyet Olarak Görmek

Bugün bazı gençler, çocuk sahibi olmayı bir yük, bir eziyet gibi görüyor. Bu aslında modern hayatın bize öğrettiği bir aldanış. Oysa çocuk, yük değil; berekettir. Zorluk ise, toplumun geleceği için ödenmesi gereken bir bedeldir.

Kardeşlerim, düşünün… Bir anne-baba, çocuğunu büyütürken aslında sadece kendi evladına değil, bütün topluma hizmet eder. Çünkü çocuk, geleceğin değer taşıyıcısıdır. Bir nesli emanet etmektir. Allah’a kul yetiştirmektir. Eğer kadın bunu “ibadet” bilinciyle yaparsa, isyandan uzak kalır ve evladını büyütürken ibadetinin tadını alır.

Unutmayalım; toplumun yarısını kadın oluşturur, diğer yarısını da kadın yetiştirir. Kadın düzelirse toplum düzelir. İşte bu yüzden çocuk yapmaktan kaçan aslında kendi toplumunu yalnızlığa, çürümeye mahkûm eder.

Yeni evlenen çiftlere bakıyoruz, “çocuktan önce gezelim” diyorlar. Bu hata ileride karşılarına çıkıyor. 30 yaşına kadar bekliyorlar, sonra çocuk sahibi olduklarında yaş ilerlemiş oluyor. Çocuk büyürken onlar yoruluyor, gücü tükeniyor. 40 yaşına geldiklerinde çocuk hâlâ küçük oluyor. Sonra o çocuk gençliğe adım atarken anne-baba yaşlanıyor. Enerjileri kalmadığı için eğitemiyor, terbiye edemiyorlar. Zaman ellerinden kayıp gidiyor. Çocuk bir eziyet değil, bir nimet. Çocukla beraber hayatın asıl anlamı ortaya çıkıyor.

Konforlu Evlilik Yaşamı

Bir başka mesele de “konfor” tutkusu. Bugünün gençleri evliliği bile rahat yaşamlarının içine yerleştirmeye çalışıyor. “Evimiz tam olsun, arabamız olsun, her şey hazır olsun; ondan sonra çocuk yaparız” diyorlar. Oysa evliliğin gayesi bu değil.

Kur’an bize evliliğin asıl amacını hatırlatıyor: “Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun delillerindendir.” (Rûm, 21)

Görüyor musunuz? Rabbimiz evliliğin merkezine konforu değil, huzuru ve merhameti koyuyor.

Resûlullah (s.a.v.) da gençlere şöyle seslenmiştir:
“Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye güç yetiren evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan daha çok alıkoyar, iffeti daha çok korur.” (Buhârî, Nikâh, 3)

Demek ki evlilik, “her şey hazır olunca” yapılacak bir iş değil. Evlilik, iffet ve nesil için vardır. Konforu önceleyen bir evlilik, sorumluluğu erteleyen bir evlilik olur; bu da ümmete fayda değil, sadece bireye haz getirir.

Gençler, unutmayın: Nesli ertelemek, çocuğu eziyet görmek, evliliği konfor hesabına hapsetme, yatak odası ile geçen bir hayat toplumun çürümesine sebep olur. Allah’ın ayetleri ve Resûlullah’ın hadisleri bize gösteriyor ki:

Çocuk Allah’ın lütfudur.
Nesil ümmetin teminatıdır.
Evlilik sorumluluk ve huzur içindir.
Gelecek, haz ve rahatla değil; sorumluluk ve fedakârlıkla inşa edilir.

رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ
“Rabbimiz! İkimizi yalnız sana teslim olanlardan eyle. Neslimizden de sana teslim olacak bir ümmet getir.
Velhamdullilehirabbialemin..