Şeyh Said Havva’nın Hayatında Telif Faaliyeti ve Bu Konudaki İlmî Metodu

Bismillahirrahmanirrahim Hamd Allah’a (azze ve celle), salât ve selâm Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem), âlinin ve ashabının üzerine olsun.

Şeyh’in Telif Hayatının Başlangıcı ve İlk Eserleri

Şeyh Said Havva (rahimullah), telif hayatına otuzlu yaşlarının başlarında başladı. Kaleme aldığı ilk eserleri şunlardır: “Cündullah: Kültür ve Ahlâk” ile “Üç Temel Esas” serisi olan “Allah Celle Celalühü”, “Resûlullah Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)” ve “İslâm”.

  • Allah Erinin Kültür ve Ahlâkı
  • Üç Temel Esas Serisi:
    • Allah Celle Celalühü
    • Resûlullah Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)
    • İslâm
  • Bu eserlerinde; Allah’a (azze ve celle) ve Resûlü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) iman eden kimsenin akidesini ele almış, bunun sağlam mantık ve akıl temelleri üzerine kurulu olduğunu ortaya koymuştur. Hakikati samimiyetle arayan bir kimseyi ikna etmeye yeterli deliller zikretmiş; bunları şer‘î naslarla destekleyerek vahyin, aklın gösterdiği hakikatlerle uyum içerisinde olduğunu açıklamıştır. Böylece mü’minlerin imanının artmasını hedeflemiştir.

    “İslâm” adlı eserinde ise İslâm’ın hükümlerindeki kemali, kuşatıcılığını, esaslarının sağlamlığını ve her zaman ile mekânda insanlık için uygun oluşunu açıklamıştır. Ayrıca bu dine mensup olan her Müslümanın sahip olması gereken ahlâkı, özellikle de dinini ve davasını taşımak isteyen şuurlu Müslümanın bilmesi gereken kültür ve ilimleri ele almıştır.

    Şeyh Said Havva’nın Telif Kudreti ve Bunun Sebepleri

    Şeyh Said Havva’nın (rahimullah) İslâmî harekete mensubiyeti, ümmetin gerçekliğiyle ve yeniden dinine ve izzetine dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu meselelerle yakından ilgilenmesinde önemli bir sebep olmuştur. Şeyh, sırf telif yapmak için yazmazdı. Bilakis eserlerini ve kitaplarının konularını seçerken ümmetin ihtiyaçlarından hareket ederdi.

    İslâm kütüphanesinin hangi alanda kitaba ihtiyaç duyduğuna bakar ve o konuda eser kaleme alırdı. Mesela “Allah Celle Celalühü” kitabı; akıl, fıtrat ve şer‘î delilleri bir araya getirmesi bakımından İslâm kütüphanesinde benzeri az bulunan bir eserdir. Aynı şekilde Allah’a (azze ve celle) delalet eden kevnî ayetleri seçiş biçimi de dikkat çekicidir. Bunu Müslümanın Rabbini tanıması ve inkârcıların iddialarının çürütülmesi için yapmıştır.

    “Resûlullah Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)” kitabında ise Nebî’nin (sallallahu aleyhi ve sellem) şahsiyetini, kemalini ve bunun onun yaratılmışların en üstünü ve peygamberlerin sonuncusu olduğuna delalet ettiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda ona tâbi olunmasının gerekliliğini açıklamıştır.

    Onun bütün eserlerinde durum böyledir. Yazdığı şey ya ümmet için ya İslâmî hareketler için ya da âlimler ve davetçiler için gerekli gördüğü meselelerdendir.

    Şeyh Said Havva’nın (rahimullah) telif kudreti; ilimdeki derinliğinin, fikir olgunluğunun ve düşünce düzeninin bir yansımasıydı. Yazmadaki kolaylığı ve üretkenliği; ilim talebindeki gayretinden, yaşadığı dönemin gerçekliğini tanımasından ve ümmetin karşı karşıya olduğu kötülükleri ve hastalıkları anlamaya çalışmasından kaynaklanıyordu. Bunun yanında hayrı güçlendirmek, şerri engellemek ve ümmete faydalı olacak şeyleri ortaya çıkarmak için uzun saatler boyunca tefekkür ederdi.

    Şeyh Said Havva’nın Hayatındaki Bereket ve Yoğun Telif Faaliyeti

    Babamızın hayatındaki bereket açık bir şekilde görülüyordu. Biz bunun ihlas ve samimiyetin alametlerinden olduğunu düşünüyoruz. En doğrusunu Allah (azze ve celle) bilir.

    Şeyh’in çok sayıda misafiri olmasına, yoğun davet faaliyetleriyle meşgul bulunmasına ve günlük evradlarını aksatmamasına rağmen yaklaşık elli ciltlik eser telif etmiştir. Onun çalışmalarında ve telif faaliyetlerinde açık bir kolaylaştırma vardı.

    Mesela “el-Müstehles” adlı kitabını —ki bu eser İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in bir özetidir— iki ay içerisinde tamamlamıştır. “Fusûl fi’l-İmre ve’l-Emîr” adlı eserini ise yaklaşık bir ayda yazmıştır.

    “Cündullah Planlama” adlı eserini ise ömrünün son dönemlerinde, gözlerini kaybettikten sonra oğlu Muaz’a dikte ettirmiştir. Her gün ona bir bölüm yazdırmış ve herhangi bir kitaba veya kaynağa müracaat etmeksizin, hafızasında bulunan Kur’ân, sünnet ve ilmî birikimden hareketle kitabı kırk günde tamamlamıştır. ( Allahu Ekber İmanın girdiği şu kalpte imkanlar çaresiz kalmış Allah azze ve celle kendisine rahmet eylesin. Allahumme amin)

    Şeyh’in himmeti çok yüksekti. Bunun sebebi; davasına ve ümmetine karşı taşıdığı büyük sorumluluktu. Misafir ağırlamak, insanların ihtiyaçlarını gidermek, hasta ziyareti yapmak ve sıla-i rahimde bulunmak dışında; ömründen geçen hiçbir saati ibadetsiz, ilimsiz, çalışmasız, yazısız ve davetsiz geçirmezdi.

    Allah Teâlâ, Şeyh’e hapishane döneminde de muvaffakiyet ihsan etti. O da hapishane günlerini ibadet, eğitim ve telif için değerlendirdi. “el-Esâs fi’t-Tefsîr” adlı eserinin önemli bölümlerini ve “Mübarek Cihad Yolunda Bir Adım Daha” kitabını hapishanede kaleme aldı.

    Şeyh Said Havva’nın Basılmış Eserleri

    Şeyh Said Havva (rahimullah), daha önce zikrettiğimiz “Üç Temel Esas” serisinde şu eserleri kaleme almıştır: “Allah Celle Celalühü”, “Resûlullah Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)” ve “İslâm”.

    Ayrıca İslâmî davetin ve hareket mensuplarının ihtiyaç duyduğu fikir, ahlâk, metod ve teşkilat alanlarında “Davet, İnşa ve İslâmî Hareket Fıkhı Serisi” adı altında şu eserleri yazmıştır:

    Davet ve Hareket Fıkhı Serisi

    1. Cundullah: Kültür ve Ahlâk
    2. Cundullah: Planlama
    3. Cundullah: Teşkilatlanma
    4. İhvan-ı Müslimîn’e Giriş
    5. İslâmî Çalışmadan Dersler
    6. Büyük ve En Büyük Fıkıhta Yolculuklar
    7. Emirlik ve Emir Üzerine Bölümler
    8. Eğitim Risalesi
    9. Çağın Gerisinden Kalmamak
    10. İşte Benim Tecrübem ve Şahitliğim
    11. Mübarek Cihad Yolunda Bir Adım Daha

    Ayrıca davetçilerin, âlimlerin ve İslâmî hareket mensuplarının ilmî şahsiyetini inşa etmeye yönelik olarak “el-Esâs fi’l-Menhec” serisini kaleme almıştır. Bu seriden yayımlanan eserler arasında on bir ciltlik “el-Esâs fi’t-Tefsîr” ile “el-Esâs fi’s-Sünne ve Fıkhuhâ” bulunmaktadır. “el-Esâs fi’s-Sünne ve Fıkhuhâ” eserinin siyer, akaid ve ibadetler bölümleri olmak üzere toplam on dört cildi basılmıştır.

    Şeyh ayrıca Müslümanın nefsini tezkiye etmesi ve Allah’a (azze ve celle) yakınlaşması için gerekli olan meseleler hakkında da “Terbiye ve Tezkiye Serisi”ni kaleme almıştır. Bu seri şu üç kitaptan oluşmaktadır: “Ruhî Terbiyemiz”, “Nefislerin Tezkiyesinde Öz” ve “Sıddîklar ile Rabbânîlerin Makamları Üzerine Notlar”.

    Şeyh Said Havva’nın Basılmamış Elyazmaları

    “el-Esâs fi’s-Sünne ve Fıkhuhâ” adlı eserin dördüncü ve beşinci bölümleri henüz basılmamıştır ve şu anda baskı aşamasındadır.

    Henüz yayımlanmamış elyazmaları arasında “Bilgi Kaidelerinde ve Nassları Anlama Ölçülerinde el-Esâs” adlı eser de bulunmaktadır. Bu kitapta Şeyh, “Büyük ve En Büyük Fıkıhta Yolculuklar” kitabında özet olarak değindiği bazı meseleleri detaylandırmaktadır. Bu eserde mantık ilmi ve usûl-i fıkıh gibi alanlara dair meseleler de yer almaktadır.

    Kitap henüz tamamlanmamıştır. Bununla birlikte içerisinde çok sayıda faydalı bilgi, kolaylaştırılmış anlatım ve bu ilimlerin yeniden düzenlenmiş bir sunumu bulunmaktadır. Allah’tan (azze ve celle), bu eseri tamamlamayı veya içerisindeki faydaları ortaya çıkarmayı bizlere nasip etmesini dileriz.

    Henüz basılmamış eserler arasında “İşte Benim Tecrübem ve Şahitliğim” kitabının ikinci ve üçüncü bölümleri de bulunmaktadır. Şeyh bu bölümlerde; Suriye İhvân teşkilatındaki tecrübelerini, 1982 Hama olaylarını, bu olayların sebeplerini, acılarını, ayrıntılarını, sonuçlarını, sorumlularını ve İhvân’ın diğer İslâmî gruplarla olan ilişkisini ele almaktadır. Bu kitabın uygun zamanda basılması planlanmaktadır inşallah.

    Henüz tamamlanmamış eserlerden biri de “Cündullah: Uygulama” adlı kitaptır. Şeyh (rahimullah), bu eseri tamamlayamadan vefat etmiştir. (ç. Allah rahmet eylesin, etmiştir de...)

    Şeyh Said Havva’nın Telifte Takip Ettiği İlmî Metod ve Üslup

    Şeyh Said Havva (rahimullah), bütün eserlerinde tamamen dinî bir hareket noktasıyla yazardı. Bu sebeple herhangi bir fikri Kur’ân’dan, sünnetten ve Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat anlayışından delil getirmeden ortaya koymamaya özen gösterirdi.

    Benimsediği görüşü delilleriyle birlikte ortaya koyar; çoğu zaman muhalifleri zikredip uzun reddiyelere girmezdi. Bazen muhalif görüşe cevap verir; fakat doğrudan isim vermeden bunu yapardı. Bu durum özellikle “el-İcâbât” (tartışmalar) risalesinde açık şekilde görülmektedir. Çünkü bu eser, Şeyh’e yöneltilen bazı itirazlara cevap mahiyetindedir.

    Şeyh (rahimullah), Kur’ân ve sünnete dayanan görüş sahiplerine saygı gösterirdi. Bakış açıları farklı olsa bile, mesele ictihada açık olduğu sürece bunu anlayışla karşılardı.

    Fakat ümmetin icmasına aykırı görüşleri kabul etmezdi. Çünkü ona göre ümmetin icması; değiştirilmesi ve üzerinde oynanması caiz olmayan sabit esaslardandır. Bu esaslardan ayrılmayı Ehl-i Sünnet metodundan sapma olarak görürdü.

    Şeyh Said Havva (rahimullah), yazılarında zorlamalı ve yapay bir üslup kullanmazdı. Yazarken adeta okuyucuyla konuşuyormuş gibi sade bir dil kullanırdı.

    Önceki âlimlerin ifade ettiği fikirleri yeniden farklı cümlelerle kurmaya özel bir çaba göstermezdi. Bazen kitabın maksadını en iyi şekilde ifade ettiği için başka eserlerden sayfalarca nakiller yapardı. Çünkü onun asıl amacı; faydalı, etkili ve yeni olan bilgiyi okuyucuya ulaştırmaktı.

    Şeyh’in üslubu, yazdığı kitabın konusu ve alanına göre değişiklik gösterirdi. Davet ve İslâmî hareket alanındaki eserlerinde fikrî tahliller, teşkilat meseleleri, planlama ve vakıa analizi daha geniş yer tutardı. Bu sebeple bu tür eserlerde Kur’ân ve sünnet delilleri bazen daha az zikredilirdi.

    Buna karşılık “el-Esâs fi’s-Sünne ve Fıkhuhâ” adlı eser tamamen sahih sünnet üzerine bina edilmiştir. Şeyh bu eser için sünnetin en önemli yirmi kaynağını incelemiş; sahih ve hasen hadisleri bu kaynaklardan toplamıştır. Ayrıca hadislerde geçen kelimeleri açıklamış, hadis şerhlerinden faydalanmış ve fıkhî bazı çıkarımları zikretmiştir.

    Şeyh Said Havva (rahimullah), eserlerini tekrar tekrar gözden geçirir ve tashih ederdi. Vefatından birkaç yıl önce bütün eserlerini yeniden incelemiş, tashih etmiş, düzenlemiş ve düzeltmiştir. Daha sonra bu eserleri, hayatında basılan son baskılar için Mısır’daki Dârü’s-Selâm Matbaası, Neşriyat ve Tercüme Yayınevi’ne teslim etmiştir.

    Yazan: Prof. Dr. Muhammed Said Havva & Dr. Muaz Said Havva
    Tercüme: Mehmet Gezelge